İçerik Pazarlamasında Dikkat Etmeniz Gerekenler - Papillon
Aramak için Enter tuşuna basın...
Blog, Genel / 09 Kas 2015
İçerik Pazarlamasında Dikkat Etmeniz Gerekenler

Birçok marka bilinirliğini ve ürün satışını arttırmayı hedeflediğinden sosyal medyada çeşitli kampanyalar geliştirerek müşterileriyle iletişim halinde bulunur. Kampanyalar için kurulan mikro siteler, geliştirilen içerikler, dolaşıma hızlı girmesi için verilen reklamlar derken her marka, sosyal medyada güçlü olmanın sihirli formüllerini arar. Dışarıdan bakıldığında kolay, ancak içeriye girildiğinde bir hayli zor olduğu anlaşılan içerik üretme meselesi, markaların en tiriz davranması gerektiği noktadır. Bu konuda edindiğim tecrübeleri sizin için maddeler halinde açıklayacağım.

1) Her marka kullandığı sosyal medya hesaplarında samimi bir dil, sıcak bir üslup bulmalıdır. Kendisiyle etkileşime geçen her bireye kendisinin bir robot olmadığını yahut koskoca bir kurum olarak durmadığını hissettirmelidir. Markaların ürettiği içerikler ne derece ciddi, kurumsallık kokarsa birey o derece kaçar. Örneğin, hepimiz telefon bankacılığına işimiz düştüğünde çıldıracak gibi oluruz. Çünkü bu iletişim modelinde buram buram kurumsallık kokar. Eğer markalar sosyal medyada da böyle bir pozisyon alırlarsa vay hallerine diyebiliriz. İnsanımız kurumsallığı pek sevmez. Samimiyeti seven bir toplumuz.

2) Markanın sosyal medyada bireye ne vaat ettiğidir. Sırf bilgilendirici içerikler üretmek ya da doğrudan ürünü müşterinin gözlerinin içine sokup satış yapma arzusuyla yanıp tutuşmak pek akıllıca değildir. Her yaştan, gruptan, gelir seviyesinden insanların olduğu sosyal medyada herkese ulaşmayı vaat eden bir marka, öncelikli olarak kitlenin yanında olduğunu göstermelidir. Üretilecek olan içeriklerde bu başarıyla sağlanırsa kitleler daha hızlı empati yapabilirler. Bu da markanın sosyal medyadaki gücünü arttıracaktır.

3) Rekabet meselesidir. Bütün markalar kıyasıya rekabet içindedirler. Üretilecek içeriklerin rekabette markayı bir adım öne taşıyacak nitelikte olmalıdır. Gündemi, değişen trendleri takip etmeyen markaların içerikleri bir yerden sonra tekrara girmeye başlar. Bu da markayı rekabetten geri bırakır. Oysaki gelişime açık markalar gündemi ve süreğen yaşamda değişimi yakalarlar ve içeriklerini sürekli güncellerler.

4) Üretilen içeriklerin işlevselliğidir. Uzun, aşırı didaktik ya da aşırı kurumsal bir havada oluşturulan içerikler kısıtlı bir kitleye ulaşır. Her zaman öz olan daha kıymetlidir. Markalar kısa ve öz, ama vurucu etkiyi yaratacak içeriklerin peşinde olmalıdır. İçeriklerde yazı ve görsellik bir arada olursa daha hızlı sonuçlar alınabilecektir. Günümüz sosyal medya şartlarında video açık ara önde seyretmekte… İçerik ne kadar göze ve akla hitap ederse o derece kalıcı ve geribildirimi hızlı olmaktadır.

5) Tüm bu yazılanların yanı sıra markalar, sosyal medyada kullandığı hesaplarda kesinlikle bir karakter ortaya koymalıdır. Markayı diğerlerinden ayırt edecek güçlü bir karakter. İçerikler de ortaya konulan bu karakterin birer yansıması olmalıdır.

Ne ekersen onu biçersin atasözünden anladığımız gibi markalarda sosyal medyada ne ekerlerse onu biçerler. Bu sebeplede markaların sosyal medyanın bereketli topraklarında iyi ürün alabilmesi için ne ektiğine dikkat etmesi gerekir.

Emel Can



Papillon İstanbul © 2019